İki Yol

Allah ‘ın selamı, rahmeti, bereketi, ihsanı ve ikramı üzerinize olsun…

Nefsin, şeytanın ve şehvetin şerrinden Allah ‘a sığınırım. Rahman ve rahim olan Allah ‘ın adıyla başlarım…

İki yolu mu vardır Efendim?

Ya karşındakini hor hakir göreceksin. Müslümanlığını beğenmeyeceksin. Ufacık bir hatasını bulup ifşa edeceksin. Yerin dibine sokacaksın. Ağzından çıkan ile yaptığı bir değil bunun diyeceksin. Sonra kendini öveceksin de öveceksin. Ben böyle takvalıyım böyle iyiyim böyle doğruyum diyeceksin. Egonu ha babam şişireceksin. Kendini bir şey sanacaksın. Yalancı bir iyilik hissedeceksin. Ben süperim, Rabbim beni sever diyeceksin.

Fakat bu sefer kalp kıracaksın. Bu sefer gönül yıkacaksın. Düzeltmek derdin yoktu ama yamuğunu göstereyim derken, eğriyi doğrultayım derken hepten koparacaksın. Karşındaki kaybedeceksin.

Olur mu? Olmaz…

Yahut karşındakini bırakacaksın. Bu sefer de kendine bakacaksın. Kendi eksiğini, kendi yamuğunu bulup kendini yerin taaa dibine sokacaksın. Sonra Rabbin ‘den çokça af dileyecek, çoookça susacaksın. Diline çok şey gelirse karşındakine laf etmeden evvel kendine bir çuval dolusu laf edeceksin. Kendini övmek yerine döveceksin. Bu böyle olmaz deyip düzelteceksin. Çeki düzen vereceksin. Zamanla düzeltebilirsen belki bir parça iyi hissedeceksin. Allah belki bu sefer beni sever, benden razı olur diye ümit edeceksin.

İşte bu sefer de kendi kalbini kıracaksın, gönlünü parçalayacaksın. Egonu lime lime edeceksin. Güya heptin sen ama hepten koca bir hiç olacaksın. Yeryüzünün en rezili sen olacaksın. Eskiden beğenmediklerinin altının da altı olacaksın. Canını yakacaksın.

Olur mu? Bal gibi olur…

Selam, duâ ve muhabbetl,

Allah ‘a emanet olunuz.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir