Kategoriler
Genel

Besmele Duvar Kağıdı

Allah ‘ın selamı, rahmeti, bereketi, ihsanı ve ikramı üzerinize olsun,

Bir önceki yazımda duâ kağıdı hazırlamıştım. Aynısını besmele için hazırladım. Dilediğiniz gibi kullanıp, dağıtabilirsiniz.

Selam, duâ ve muhabbetle,
Allah ‘a emanet olunuz.

PSD Belgesi | Duvar Kağıdı (1920×1080)

besmele_1920_1080

Kategoriler
Genel Günlük

Tasarım Harikası Derken?

Allah ‘ın selâmı, rahmeti, bereketi, ihsanı ve ikramı üzerinize olsun.

Tasarım harikası beyaz eşyalar kime göre, neye göre tasarım harikası?

Beyaz eşyalar tasarlanırken her ülkenin kültürü, alışkanlıkları, yaşam koşulları yani hayat standartları göz önüne alınıyor mu bilmiyorum. Ayrıca bizim için konuşursak, Türkiye’de satılan beyaz eşyaları, uluslararası firmalar için, Türk endüstriyel tasarımcıların tasarladıklarından da emin değilim. Bununla birlikte, Türk endüstriyel tasarımcıların da batıdan esinlendiklerinden hiç şüphem yok.

beyaz esya

 

Ne kadar batılılaşsak da geçmişten gelen bir kültürümüz var. Kendimize has bir tarzımız var. Belirli ortalama bir hayat standardımız var. Bizde hala doğu kültürü var. Fakat aldığımız eşya batılı. Dolayısıyla bize pek de uymuyor.

buzdolabı

Bunların yanı sıra, tasarım harikası olduğunu düşündükleri beyaz eşyaları tasarlayan endüstriyel tasarımcılara, tasarladıklarını en az bir yıl kullandırtmak lazım diye düşünüyorum. Çünkü pek de kullanışlı değil. Bilhassa buzdolapları için bu böyle. Eğer kendileri kullanırsa belki kötü taraflarını görüp buna göre iyileştirme yapabilirler.

Allah ‘a emanet olunuz.
Selâm, dua ve muhabbetle.

Kategoriler
Genel Günlük

Gebze Teknik Üniversitesi’ne Nasıl Gidilir?

Allah ‘ın selamı, rahmeti, bereketi, ihsanı, ikramı, affı, mağfireti, rızası üzerinize olsun,

Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ) ‘ni kazanan pek çok öğrencinin kara kara düşündüğü şeylerden biri İstanbul ‘dan okula nasıl gidileceğidir. Ben size şu ana kadar bulduğum alternatif yolları sıralayayım:


Daha Büyük Görüntüle

1- Gebze-Harem Minibüsleri:
Harem ‘den kalkıp Gebze merkeze kadar giderler. Yolculuk Göztepe Köprüsü ‘nden Çayırova McDonalds ‘a 1,5 saat kadar sürüyor. Yol ücreti ben en son bindiğimde 3 TL civarıydı. Fakat bu epeyce bir süre önceydi. Şuan daha fazla olabilir.

Gebze_Harem_Minibüs

2- Banliyö:
Eski Haydarpaşa – Gebze trenlerinden bahsediyorum. Artık Marmaray olarak geçiyor. Şuan bildiğim kadarıyla kullanılmıyor çünkü YHT çalışmaları var. Fakat 29 Ekim ‘de Pendik-Gebze arası seferlerin başlayacağı söyleniyor. Üniversitenin çok yakınında bir istasyon (Fatih) var. Tren kullanıma açıldığında buradan Pendik ‘e ve devamın Marmaray sayesinde karşıya bile gidebilirsiniz. Yolculuk eskiden Göztepe-Fatih istasyonu arası 40 dk civarıydı. Yeni trenler sayesinde bu süre belki biraz daha kısalır.

Gebze_toplu_tasima_ulasim

3- Kadıköy-Kartal Metro & 17B:
Malumunuz M4 metrosu açıldı. Göztepe ‘den Kartal ‘a gidiş (yeryüzünden yerdibine inip oradan tekrar yeryüzüne çıkmayı da katarsak, çünkü ciddi vakit alıyor) 35-40 dk sürüyor. 17B ise IETT ‘nin tren çalışması sebebiyle koyduğu ve eskiden Pendik-Gebze arasında çalışırken şimdi Kartal-Gebze arasında çalışan otobüstür. Kartal Köprüsü ‘nün Kartal sahiline inen yolun üzerindeki duraktan kalkar. Tek bilettir. Kartal – Gebze arası 40 dk kadar sürmektedir. Okulun yakınında bırakır. Her 15dk bir olmakla birlikte yoğunluğun azaldığı zamanlarda bu otobüs yarım saate bir kalktığı da olmuştur. Tecrübeyle sabittir. Tabii otobüs bozulmuş olabilir. Bazen öyle oluyor. Daha doğrusu biz bilmiyoruz da şoförlerin bize söylediği budur.

4- 130Ş & 500T:
Üniversite, Tuzla (İstanbul) ile Gebze (Kocaeli) sınırında yer almaktadır. Gebze tarafındaki mahallenin ismi Çayırova ‘dır. Tuzla tarafındaki mahalle de Şifa Mahallesi ‘dir. Bu iki otobüs ile okula gelmek isterseniz Şifa Mahallesi’nde inip 2 kmlik yolu yürümek zorundasınız. Bu arada 2 kmlik yol indiğiniz yer ile Bilgisayar Mühendisliği arasındaki yoldur. Kimya ve Biyoloji bölümleri bizden de uzaktalar. O zaman herhalde 2,5 km yürümeniz gerekir. Eğer bu yolu seçecekseniz bir yürüyüş ayakkabısı alın 🙂

IETT_131T_522

5- M4 Metrosu & KM10:
Daha önce M4 metrosundan bahsetmiştim. Eğer okumadıysanız madde 3 ‘ü okuyunuz. KM10 ‘da 17B gibi özel bir otobüstür. Tam olarak nereden kalktığını bilmiyorum. Fakat sabah saat 08:00 – 08:10 civarında E5 üzerindeki Kartal Köprüsü’nün Gebze istikametinde giderken sağda kalan otobüs durağından geçmektedir. Özel olarak saat 08:00 otobüsü üniversiteye gelmektedir. Akşam da 16:00 ve 17:00 ‘de aynı şekilde okulun önündeki servis alanından kalkar ve M4 metrosuna gider. Yol E5 trafiğine bağlı olmakla birlikte takriben 30 dk sürmektedir.

Yolunuz açık olsun (âmin).
Allah ‘a emanet olunuz.
Selam, dua ve muhabbetle…

Kategoriler
Genel

Hastalık, Kıtlık ve Zulmün Sebepleri (Alıntı)

Allah ‘ın selamı, rahmeti, bereketi, ihsanı, ikramı, affı, mağfireti, rızası üzerinize olsun.

Abdullah İbn-i Ömer (r.anhumâ) anlatıyor:

“Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) mescidinde on kişi vardı: Ebû Bekir, Ömer, Osman, Ali, İbn-i Mesûd, Muâz b. Cebel, Huzeyfe, Abdurrahman b. Avf, Ebû Saîd radıyallâhu anhüm hazretleri ve ben de onuncu kişiydim. Ensardan bir genç geldi ve Resûlullâh’a (s.a.v.) selam verip oturdu. Sonra da

“Yâ Resûlallâh! Mü’minlerin hangisi en faziletlidir?” diye sordu. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)

“Ahlâkı en güzel olandır,” buyurdular. “En akıllısı, en zekisi kimdir?” diye sordu. “Ölümü en çok hatırlayan ve ölüm gelmeden önce ona en güzel şekilde hazırlık yapandır. İşte en akıllı bunlardır.” buyurdular. Bu cevaptan sonra genç sustu.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de bize döndü ve “Ey muhâcir topluluğu! Başınıza şu beş şey geldiği zaman artık hiçbir şeyde hayır kalmamıştır. Bu beş şeyin sizin başınıza gelmesinden Allâhü Teâlâ’ya sığınırım.

1- Zina açığa çıkar ve açıkça işlenirse, muhakkak vebâ hastalığı artar ve onlardan önce gelip geçmiş milletlerde görülmeyen hastalıklar çıkar.

2- Ölçü ve tartıda eksiklik yaparlarsa muhakkak kıtlık, geçim sıkıntısı ve idarecinin zulmüne uğrarlar.

3- Mallarının zekâtlarını vermezlerse muhakkak gökten bir damla yağmurdan bile mahrum bırakılırlar. Hayvanlar da olmasa hiç yağmur göremezler.

4- Allâhü Teâlâ’ya ve Resûlü’ne verdikleri sözlerinden dönerlerse Allâhü Teâlâ onlara, kendilerinden olmayan bir düşmanı musallat eder de sahip oldukları servetlerin, mülklerin bir kısmını alırlar.

5- İdarecileri, Allâhü Teâlâ’nın kitabıyla hüküm vermez ve Allâhü Teâlâ’nın hükümleri karşısında onları serbest bırakır (işlerine geldiği gibi amel ederler)se Allâhü Teâlâ aralarında harb, fitne ve ihtilaflar çıkarır.”

Allah’a emanet olunuz.
Selam, duâ ve muhabbetle…

Kategoriler
Genel

Ortadoğu ve Kuzey Afrika Ülkelerinin Bayrakları

Allah ‘ın selamı, rahmeti, bereketi, ihsanı, ikramı, affı, mağfireti, rızası üzerinize olsun

Ortadoğu’daki ve Kuzey Afrika’daki bazı ülkelerin bayrakları üzerine ufak bir araştırma yapmak istedim. Çünkü ortak renkleri olduğunu fark ettim. Renklerin anlamları, çizgiler ve diğer semboller ilgi çekici geldi.

Araştırmayı evdeki İslam ülkelerine dair ansiklopediden yapmaya çalıştım ama ülkelerin bayraklarına ilişkin düzgün bir kaynak bulamadım. Başka kaynağımda olmadığı için internete yöneldim.

En başa uzak coğrafyalarda zulüm altında inleyen kardeşlerimizin olduğu iki ülkenin de bayraklarını farkındalık oluşturmak amacıyla ekledim.

Ulusal Bayraklar:

Etnik Bayraklar:

Myanmar (Burma):

Doğu Türkistan:

Azerbaycan:

Pan-Arap Renkleri (Arap ülkelerinin bayraklarında kullanılan ortak renkler):

İran: 

Irak:

Birleşik Arap Emirlikleri:

Yemen:

Kuveyt:

Suriye:

Lübnan:

Ürdün:

Filistin:

Mısır:

Sudan:

Libya:

Tunus:

Cezayir:

Yemen:

Selam, duâ ve muhabbetle,
Allah ‘a emanet olunuz.

Kategoriler
Genel

Artık Hayatta Olmayan Ünlünün Başına Gelenler

Allah ‘ın selamı, rahmeti, bereketi, ihsanı ve ikramı üzerinize olsun Efendim,

Dikkatimi çeken bir şeyi paylaşmak istedim. Türkiye’de (hatta bence dünyada da böyle) bazı insanlar ünlü kişiler hakkında onlar daha ölmeden önce bir şeyler yazıyorlar. Ama gerçekten… Bir düşünün şimdi. Ünlü bir kişi öldüğü zaman bir hafta içinde bir kitabı çıkmıyor mu? Çıkıyor abi hiç öyle deme. Görüyoruz işte. Bak hemen Mehmet Ali Birand hakkında da yazmışlar, mesela.

Benim kafamda süreç şöyle canlanıyor. Bakıyorlar kim hasta, kim ölüm döşeğinde, kimin yaşı ilerlemiş, kim yakın zaman için de ölebilir. Tamam kimin ne zaman öleceği belli değil ama adamlar kendilerince böyle yüksek ihtimal vermişler. Neyse canım işte önce böyle bir liste oluşturuyorlar. Sonra başlıyorlar yazmaya… Şöyle yaklaşık bir 150 sayfa falan olması lazım. Otobüste, minibüste, metroda, metrobüste okunabilmeli ama. Çok kalın olmasın mümkünse. Ha bu arada kişisine göre 300’de olur. Böyle böyle bir arşiv oluşturuluyor. Zaman içinde de işte beklenen olmaz da Allah daha uzun ömür vermişse ünlüye, o zaman gelişen olaylara göre eklemeler yapılıyor. Geldik son kısmaaaa. Ünlü kişi öldü mü? Öldü! (Müslüman ise Allah rahmet eylesin) Gönder yazıyı hemen bassınlar. Zaten şuydu, buydu, basıldı derken bir hafta geçiyor. O süreçte ünlünün helvasını yemiş varsa şayet bütün şarkılarını, türkülerini, özlü sözlerini, şiirlerini ezberlemiş oluyoruz. Sıra geliyor onun için yazılmış kitaplara. Bu da bence şu yüzden; biz zaten o ünlüyü pek tanımıyoruz. Ama bakıyoruz herkes ohooooo yalamış da yutmuş be abi! tweetler, posterler, yazılar, günlükler, videolar, ıdılar ve bıdılar her yerde. En yakın arkadaşımız (sanırsın ki o ünlüyle alakası yok ama) hakkında sürekli bir şeyler söylüyor. Ya Hu biz kültürsüz müyüz? Bu adamı nasıl bilmeyiz? Nasıl tanımayız?!!! Al bir kitap ve oku öğren bakalım kimmiş bu adam? Neyin nesiymiş? Ne yermiş? Ne içermiş? Gençliğinde ne yapmış? Nesi meşhurmuş bu zatın? Hakkında tüketilecek son bir şey kalmıştı. O da kendisiydi. Onu da tüketmiş oluyoruz. Hadi geçmiş olsun.

Ez cümle 🙂 Allah hepimizi O ‘nun râzı olduğu bir kulu olarak yaşamış ve O ‘nun râzı olduğu bir kulu olarak huzuruna varmış kullarının zümresine dahil eylesin. Allah hepimize khayrlı uzun ömürler versin. Allah hepimize Efendimiz ‘in (s.a.v.) sancağı altında Kendisiyle, diğer peygamberlerle, şehidlerle, sıddıklarla (ve hocalarımızla) birlikte gölgelenmeyi nasip etsin. Rabbimiz bizi böyle tüketilenlerden değil de sürekli hatırlanan, tanıyanların, bilenlerin ömürleri boyunca en azından ölenlerin Hicri doğum günlerinde onlar için 3 İhlas ve 1 Fatiha okudukları kullarından eylesin (âmin).

Kategoriler
Genel

Sakarya’nın Erenleri

Allah ‘ın selamı, rahmeti, bereketi, ihsanı ve ikramı üzerinize olsun efendim.

Efendim ben ara ara sıla-i rahim niyetiyle Sakarya’daki akrabalarımı ziyarete gidiyorum, hatta gidiyoruz, ailecek. Uzun zamandır aklıma takılan ve cevabını bulamadığım bir soru zihnimi meşgul ediyordu.

Sakarya’nın Erenler ilçesine bu ismin veriliş sebebi neydi?

Bilmeyenler için söyleyeyim; Sakarya’da Erenler adında bir ilçe bulunuyor. Normalde bir ilçeye durduk yere bu isim verilmez. Ben de muhakkak vardır bir hikmeyi diye düşünüp geçtiğimiz Kurban Bayramı’nda ufak çaplı bir araştırma yaptım. Sonucunu da sizlerle paylaşmak istedim.

Ben bayram süresince yaptığım araştırmada net sonuca ulaşamadım. Kitap karıştırma fırsatım olmadı hiç. Soruyu yönelttiğim bir Sakarya’lı arkadaşım da benim yerime daha detaylı bir araştırma yaptı ve sonuçlarını bana gönderdi. Hatta, Allah razı olsun ondan, bir kaç tane de resim göndermiş. Bende onun sayesinde öğrendiğim bilgileri sizlerle paylaşmak istedim. Konu ile alakalı malumatı olanlar varsa lütfen iletişime geçsinler. Daha zengin bir anlatımla insanlara aktarırız. Güzel olur inşaallah.

Efendim bilen bilir, Ahmed-i Yesevi Hz. Anadolu’nun Müslümanlaşması’na büyük katkıda bulunmuştur. Kendisi hiç gelmemiş olsa da müridleri Anadolu’ya gelip İslam’ı yaymaya çalışmışlardır. Erenler ilçesine bu ismin verilmesinin sebebi de aslında buradan gelmektedir.

Ahmed-i Yesevi Hz. ‘nin 3 talebesinin mezarı Erenler Mezarlığı’nın en tepesinde bulunuyor(muş). Fotoğraflardan da gördüğünüz ya da göreceğiniz gibi, burada türbe yok. Kabir demir parmaklıklarla çevrilmiş ve mezar taşı üzerine bir açıklama yazılmış. Bu zatlar ilk tebliğ görevine gelenlermiş. Mezarlıkta yer yer Osmanlıca mezar taşları da bulunuyor. Yani burada başka Allah’ın sevgili kulları da olabilir. Hatta varmış. Belki Osmanlıca’yı iyi bilen biri ile gidip okumak çok faydalı olur.

Erenler ilçesinde bir de Sakar Baba varmış. Onun türbesi mezarlığın dışında haritadan gördüğüm kadarıyla. Benim sorumu yönelttiğim insanlardan bazıları Sakar Baba sebebiyle demişlerdi. Bana sorarsanız Erenler isminin bu ilçeye verilmesinin sebebi; Sakar Baba’dan ziyade, belki O da içindedir ama, Ahmed-i Yesevi Hz.’nin öğrencilerinin yani Eren Baba’ların kabirlerinin orada bulunmasından kaynaklanıyor.

Fazla malumat veremediğim için kusuruma bakmayın. Akla başka sorular da geliyor. İnşaallah yakın bir zamanda tekrar araştırma fırsatı bulursam, sonuçlarını tekrar sizinle paylaşırım.

Son olarak; başta Ahmed-i Yesevi Hz. olmak üzere, Eren Babalar’ın, Sakar Baba’nın, arkadaşımın Erenler Mezarlığı’nda kabri bulunan dedesi için ve mezarlığa defnedilmiş olan diğer tüm Müslümanlar için 1 Fatiha ve 3 İhlas okuyup, ruhlarına hediye edelim inşaallah. Allah onlardan razı olsun. Şefaatlerine nail eylesin. Âmin.

Dipnot: Yazıyı yazmada bana yardımcı olanlardan, emeği geçen herkesten Allah razı olsun.

Allah ‘a emanet olun efendim.
Selam, dua ve muhabbetle 🙂

Kategoriler
Genel Manevi İlaçlar

70 Meleğiniz Olsun İstemez Misiniz?

Allah ‘ın selamı, rahmeti, bereketi, ihsanı ve ikramı üzerinize olsun.

Abdullah İbn-i Mes’ud Radıyallahu Anh’ten rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurmuş ki:

“Kim sabah namazını cemaatle kılar, namaz kıldığı yerde oturmaya devam ederse ve En’am Suresi’nin başındaki üç ayeti okursa, bunu okuyan kimseye Allah yetmiş tane melek tayin eder. Onlar kıyamet kopuncaya kadar Allah’a tesbih ederler ve o okuyan kimseye de istiğfar ederler.”

Deylemî, Müsnedü’l-Firdevs

EN’AM SURESİ’NİN İLK 3 AYETİ

 

EN’AM SURESİ’NİN İLK 3 AYETİNİN OKUNUŞU

Bismillahirrahmanirrahim.

Elhamdülillahillezi halagassemavati velarda vecealezzulumati vennur. Summellezine keferu birabbihim ya’dilun. Huvellezi halagakum mintınin summe gada ecela ve ecelum-müsemmen indehu sümme entüm temterun. Ve huvallahu fissemavati ve filerd. Ya’lemu sırrakum ve cehrakum ve ya’lemu ma teksibun.

 

EN’AM SURESİ’NİN İLK 3 AYETİNİN MEALİ

(1) Hamdolsun, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah’a. (Öyle iken) yine de küfre sapanlar (başkalarını) Rablerine denk tutuyorlar.[2].

(2) O, sizi (önce) çamurdan yaratan, sonra (da) bir ecel tayin edendir. O’nun katında bir de ecel-i müsemmâ (kıyametle ilgili ecel) vardır. (Bu hakikatten) sonra, siz hâlâ (dirilmekten) şüphe ediyorsunuz ha!.

(3) Göklerde de yerde de hakiki İlâh (ve mâbûd) sadece Allah’tır. (O) gizlediğinizi de açığa vurduğunuzu da bilir. (Hayır ve şerden) kazandıklarınızı da bilir..

Dipnotlar:

[2] Allah’ı ve O’nun buyruklarını bırakıp önderlerine /liderlerine ve onların buyruklarına bağlanıyorlar. [bk.2/165-167]